Ertelediklerimiz ve Keşkelerimiz

14/04/2018

Ertelediğin her ne varsa karşına “keşke” olarak çıkacaktır.

Hani o, “Bugün olmaz, yarın” lar var ya, hedeflere zarar. Tuzağına düştünüz mü ertelemelerin hayallerinizden medet ummayın derim, malum aksiyona geçip tek bir adım dahi atmamışken mecburen bir başkasının hayallerini gerçekleştirdiğine şahit olacaksın.

Peki, seni bir türlü başlatmayan şeyin ne olduğu hakkında hiç düşündün mü? Tek bir adımla kim bilir hangi başarılara dahil olacaksın ancak yarına bıraktığın işler ve yarın geldi mi bin bir bahane ile halının altına süpürülen planlar var.

Korkular değil midir seni durduran? Elbette bunu keşfetmek en kolayı... Peki hareket etmeni dahi istemeyen korkudan kurtulmaya ne dersin? Kulağa gayet basit geliyor değil mi? Ancak aksiyon almak çok daha zor.

İş her ne ise, ve bu iş gözünüzde ne kadar büyüyorsa; ısrar edin, kaçmayın ve üzerine giderek, o sizi korkutan işe sarılın, sıkı sıkı sarılın, vazgeçmeyin ve bitene kadar yola devam edin. Bir bakmışın ki, o “asla” dediğin işler sürekli ertelemektense, çoktan bitmiş, hallerinden eser kalmamış.

Zor olduğunu düşündüğünüz ne iş varsa oradan başlayın, işleri ufak dakikalarla veya ana konu başlıkları ile sınıflandırın. Usulca, çaktırmadan, ertelemenin tuzağına düşmeden inatla devam edin yol. Zaten yola çıkıldı mı bir kere, o yol her seferinde daha da yakınlaşmaz mı? Bir gün bir bakmısşın, ufuk çizgisi dediğin her hedef yavaştan yanıbaşında görünmeye başlamış.

Bulutların ardında saklanan güneşi görmüyorsun diye ”Bugün uyuyayım, yarın güneş çıkar elbet” dediğinde ertelediğin bir hayata kapıları aralamıyor musun? Sabır gerektiğinde pes mi edeceksin hemen? Oysa, sana yüz vermeyen güneş her sabah, bulutlara inat doğmuyor mu? Yağan yağmura inat gökkuşağı ile iş birliği yapmıyor mu? Rüzgarla sarmaş dolaş, sıcak bir esintiyle yüzümüze tatlı bir renk vermiyor mu? Ertelemediği için her yeni günde yeni bir maceraya kucak açıyor güneş. “Bugün olmaz yarın aydınlatırım gökyüzünü” diyen güneş kim bilir neleri kaçırıyor?

Hayat bu ertelemeye gelmez, geldi mi de “ah keşke” diye, başını duvarlara vuran bir sen olursun.

Lora Sucuyan

Diğer Yazılar

Hayatınızı Nasıl Sadeleştirebilirsiniz?

İhtiyacının fazlasının yanı başında tutmaya ne gerek var? Biraz sadeleşip, hafiflemeye ne dersin?

Detaylar
Hayır Diyebilmek

Karşındakine, onu kırmadan, onu incitmeden veya sinirlendirmeden “Hayır” diyebilmek, aslında bir sanattan farksızdır.

Detaylar
Bedeninizi Sevmek

Kendimizi sevmenin en güzeli değil midir bedenimizi sevmekten başlamak? Evet tabii ki sevgi içten geliyor ancak ayna karşısında da gülümseyerek kendine bir “günaydın” demek neden olmasın?

Detaylar
İçindeki Gökkuşağı

Gökkuşağı kendin olabilirsin, o kendinde beslediğin karanlığı azad ettiğin sürece. Elbet fırtınalar kopacak, dalgalar coşacak, göz yaşları sel olacak ve sonunda gökkuşağı kendini gösterecek. Her fırtına sonrası onu takip eden bir gökkuşağı yok mudur zaten?

Detaylar