Modu Değiştirmek

1/11/2017

Tam da harika olduğunu düşündüğünüz bir güne “Günaydın “ derken, “Az sonra canınızı sıkan minik bir sinek tüm gün onunla mücadele etmenize sebep olacak” dersem, modunuz anında düşecek ve kim bilir tekrar paşa gönlünüzün keyfini yerine getirmek için neler yapıcaksınız.

Hiç hayal kuranınız oldu mu? Hayal kurarken bir masalın kahramanı olduğunuzu hayal ettiniz mi? Rapunzel’siniz ve tek derdiniz saçlarınızın sağlıklı uzaması derken kapatıldığınız şatoda prensinizi beklemek ya da Peter Pan gibi kayıp ülkenin çocuğu olup kanca ile savaşırken buludunuz mu kendinizi hiç? Deneyin. Bir masalın kahramanı olun, eminim ki uyandığınızda yüzünüzde bir gülümseme sizi bekliyor olacak.

Hafiften yağmurun sesine eşlik eden bir müzik açın, ruh dinlensin, sıcak bir kahvenin de dumanı odanın içinde dolanı versin. Ruh dinlendiyse eğer bedeni yorma zamanı diyerek, mis gibi toprak kokusunu için çekmek için yağan yağmurun altında yürümek. Hani derler ya, “kimi insan yağmurda ıslanır kimisi ise yağmuru hisseder” o keyifsiz olan modunuzu değiştirmeye ıslanmak değmez mi ?

Ardından çıkan gökkuşağının altından geçmek için, varsa köpeğinizi de yanınıza alıp yürüyüşe çıkın. Kimbilir belki de gökküşağının en ucunu bulup dilek dileme şansınız olur. Yeşilin arasında, derin derin nefes alarak anda kalıp atıverin gökyüzüne o keyifsiz halinizi.

Baktınız keyif bir türlü yerine gelemiyor, o mod değişemiyor, en güzeli, çocuk olun! Çocuklarla şenlenin, sek sek oynayın, aralarında kaybolun. Saklanıp bir heves “ebeleyin”, çiçeklerden yemek, yapraklardan tabak yapıp afiyetle yiyin. Çocuk olun.

Geçen zorlu günlerin sonrasında ne kadar çok şey başardığınızı koca koca sayfalara yazın. O “zor” denilen projeler, yaklaşamayacağınız satış hedefleri, kazanılan kupalar, verilen kilolar, yapılan süprizlerle sevindirilen kalpler, risk alıp pes etmeden devam etmek ve daha daha. Hepsi kendi başarın değil mi? Kendini tebrik etmeye değmez mi ?

Peki ya spor? Mutsuzluğun panzehiri değil midir? Sporsuz hayat geçer mi? Terledikçe bedendeki toksinler gidip yerini mutluluğa bırakıyor. Koşulan her kilometre,geride bırakılan o düşük mod demek.

Mod bu değişir ama akıncılar yardıma geldimi gayet tabii kolaylıkla değişir. Buyrun tanıştıralım kendilerini sırayla;

Müzik dinleyin.
Yürüyüş yapın.
Bir hikayenin kahramanı olun.
Yağmurda ıslanın.
Çocuk olun, çocuklarla oyun oynayın.
Şimdiye kadar neler başardıklarınızı yazın.
Kendinizi tebrik edin.
Spor yapın.
Risk alın.
Tatilinizi planlayın.

Lora Sucuyan

Diğer Yazılar

Modu Değiştirmek

Tam da harika olduğunu düşündüğünüz bir güne “Günaydın “ derken, “Az sonra canınızı sıkan minik bir sinek tüm gün onunla mücadele etmenize sebep olacak” dersem, modunuz anında düşecek ve kim bilir tekrar paşa gönlünüzün keyfini yerine getirmek için neler yapıcaksınız.

Detaylar
Yaz Sıcağında Ruhu Serinletmek

Deniz, kum, güneş ve dostluk sohbetleri dahil olunca o çok yoğun geçen günler gün batımını en sevdiklerinde, şenlikli bir sofrada izlerken çoktan hafifler ve hafif bir meltem esintisiyle serinleyiverir.

Detaylar
Bedeninizi Sevmek

Kendimizi sevmenin en güzeli değil midir bedenimizi sevmekten başlamak? Evet tabii ki sevgi içten geliyor ancak ayna karşısında da gülümseyerek kendine bir “günaydın” demek neden olmasın?

Detaylar
Pozitif Bakabilmek

Sen başını ellerinin arasında almış, kılı kırk yararken, hemen yan pencereden içeriye güneş giriyor. Görmüyorsun. Hareket et. Az bir başını kaldırıp, sağına dönmen yeter da artar bile.

Detaylar